Bitcoin Nasıl Bir Dönemde Ortaya Çıktı?

İçindekiler

Yıl 2008, gizemli isim Satoshi Nakamoto internet üzerinde “Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System” adlı makalesini yayınladığında dünyamız küresel ekonomi krizinden dolayı tam bir kaos içindeydi. ABD’de patlak veren Yüksek Riskli Konut Kredisi, krizin başlangıcı oldu. (2015 yılında konuyu ele alarak çekilen ‹The Big Short› filminde, ABD finansal sektörünün kibirli yüzünü dramatik komedi şeklinde sunmuştu.) Ardından kriz, finans sektörünü kötü etkilemeye başladı ve çok hızlı yayıldı. 15 Eylül 2008 tarihinde yatırım bankası Lehman Brothers 613 Milyar dolarlık borcuyla ABD tarihinin en büyük iflasını meydana getirdi, peşinden iki banka daha iflasını bildirdi. Büyük paniğe kapılan insanlar bankalardan paralarını çekmeye başladılar. Artık işler iyice çığırından çıkmıştı. Kriz, zamanın tabiriyle "Finansal Tsunami"  boyutuna geçti ve dünya finansal sistemini büyük felaket içine sürükledi. Dünyanın süper gücü olarak bilinen ABD bile savunmasız duruma düştü ve finansal sektörü kurtarmak adına 700 Milyar dolar değerinde “Acil Ekonomik İstikrar Yasası” yürüttü ama pek işe yaramadı. Bu uygulanan yanlış politikalara karşı toplumdan büyük tepki geldi. İşsiz kalan yüz binlerce insan, öfkelenerek sokaklara döküldü ve finansal sisteme karşı protesto etmeye başladı. Yaşanan olaylardan sonra insanlar, “Dünya yansa bir tutam otu yanmaz” diye hafızalara kazınan bankalar üzerine kurulu finansal sistemin o kadar da güvenilir olmadığını ve böyle durumlarda bedel ödeyen yine kendileri olduğunu anladılar. 

Paranın yeniden keşfi olarak nitelendirilen Bitcoin nasıl ortaya çıktı

Artık insanlar finansal sisteme nasıl güvenecek? Yine eskisi gibi aynı çukura düşmeyi mi bekleyecek? Yoksa cesurca başka çıkış yolu mu bulacak? Tam bu dönemlerde Satoshi Nakamoto ’nun makalesinde tarif ettiği merkezi olmayan, güvene dayanmaksızın sadece matematiksel kanıtını temel alan  “Bitcoin—Blockchain (dağıtık kayıt defteri) teknolojisi üzerinde inşa edilen bir elektronik ödeme sistem”  insanların dikkatlerini çekmeyi başardı. Günümüzde "Bitcoin nedir?"  sorusunun en çok aranan soru haline gelmesi, bunun en iyi ispatıdır.  

Öncelikle bu soruya cevap bulmak için Bitcoin ’in temel bilgilerinden başlayalım. Bitcoin;  (Sembolü: ฿, kısaltması: BTC), temel olarak P2P (eşten eşe) para transferi konusunda alternatif bir yaklaşım getirmekte olan dijital varlıktır. Merkezi bir yapı üzerinde inşa edilmediği için dolar veya euro gibi kağıt para veya dijital ortamda kullanılan geleneksel paralara benzemez, aksine her yere yayılmış bir özel ağda gerçekleşen transferlerin kaydını tutma hizmeti (Mining olarak tanımlıyoruz, yani Bitcoin madenciliği) karşılığında ödül olarak verilmektedir. Teknik tasarımı itibariyle; BTC sınırsız arz problemini maksimum 21 milyon adet üretimle sınırlandırarak çözmüştür. Aynı zamanda artan taleplere karşı BTC’nin bölünebilir olması, yani BTC’ in en küçük birimi Satoshi (0.00000001 BTC = 1 Satoshi) mikro ödemeler yapabilmesi, takas aracı açısından çok önemlidir. 21 milyon adet BTC azalan bir hızla üretildiği için tamamını 2140 yılında üretilmiş olması bekleniyor. Transferler dijital ortamda direk eşten eşe gönderildiği için herhangi merkezi kurumlara veya bankalara ihtiyaç duymaz. Başka bir deyişle paranızın kontrolü tamamen elinizde olacaktır. 7/24 internet’e ulaşabildiğiniz ortamlarda rahatlıkla dünyanın her yerindeki insanlarla işlem yapabilirsiniz. Tüm işlem kayıtları açık ve şeffaf olduğundan kolayca takip edilebilir.  

Peki tüm bunlar nasıl olur? Sistem, kendini kontrol eden ve denetleyen merkezi kurum olmadan nasıl çalışır? Güvenliği ve adaleti kim sağlayacak? Transfer işlemlerin kaydını kim tutacak? Kişisel bilgiler paylaşılacak mı? Tüm bu soruların cevabı, teorik olarak Satoshi Nakamoto 'nun 9 sayfalık makalesinde açıklanmıştır. Orijinal makele: https://bitcoin.org/bitcoin.pdf. Türkçe versiyonu: https://docplayer.biz.tr/8039443-Bitcoin-esten-ese-elektronik-nakit-odeme-sistemi.html. Bu bilgiler ışığında aşağıdaki metinlerde daha basit bir dilde konuyu anlatamaya çalışacağız.

Anlatmadan önce kriptografi tekniklerinde sık sık kullanılan “Genel anahtar ve Özel anahtar” terimlerine değinmekte fayda var. Günümüzde, dijital ortamda güven sağlamak için, kriptografi bilim dalındaki Asimetrik Şifreleme tekniği sık sık kullanılmaktadır, yani veriler genel anahtarla şifrelenir ve özel anahtarla çözülür. Bitcoin ’de genel olarak ECDSA (Elliptic eğri dijital imza algoritma) kullanıyor. Bu algoritmanın iki özelliği vardır: Birincisi; Özel anahtar ile genel anahtarı hesaplayıp çıkartılabilir ama tersine hesaplanamaz, yani özel anahtarınızı siz kaybetmedikçe hiç kimse haberiniz olmadan bilemez. İkincisi; Özel anahtarınızla attığınız dijital imza, genel anahtarla imzanın size ait olduğunu tespit eder, bu kimlik doğrulama yöntemi dijitalleşen dünyamızda oldukça önemli rol oynamaktadır. 

Şimdi, Bitcoin’in işleyişine bir göz atalım. Örneğin; Sema, Emin’e bir BTC göndermek istiyor. Öncelikle Sema'nın transfer yapabilmesi için Emin’in cüzdan adresini bilmesi gerekiyor, tıpkı birine mail atmak istediğimizde karşı tarafın mail adresini bilmemiz gerektiği gibi. Sonra, Sema gönderilecek Bitcoin miktarını ve Emin’in adresiyle birlikte transfer isteği oluşturur ve Özel anahtarıyla talep üzerine “dijital imza” atar. Sonrasında Sema bu işlemi ağdaki diğer kullanıcılara duyurmak için bildiri gönderir. İşlemin geçerli olması için bildiri alan madenciler (Miner, madencilik yapan cihazlar), işlemi doğrulamak için Sema’nın hesabında yeterli miktarı olup olmadığını ve daha önce başka birine gönderip göndermediğini kontrol ederler. Eğer bunlar hepsi doğruysa, işleme onay verilir ve BTC Emin’in hesabına gönderilir. Emin de adrese uygun özel anahtarıyla şifreyi çözer böylece transfer işlemi başarıyla tamamlanır. Paranın yeniden keşfi olarak nitelendirilen Bitcoin işleyişi bfmedia inforgrafileri ile anlatımı

Madenciler, gerçekleşen transfer işlemlerinin kaydını ​Blockchain​​​ sistemine yani dijital kayıt defterine yüklemeye çalışır. İşlemler paketlenerek birbiriyle bağlanan blok yapısına kaydedilir. Dağıtık yapıya sahip olmasından dolayı, kaydedilen verilerin tek bir cihazda veya merkezli yapıda tutulmaz, aksine sistemdeki tüm kullanıcılar tarafından ortak şeklinde tutulur. Bu özelliği de verilerin saklandığı cihazın bozulduğu veya sistemin saldırıya uğradığı takdirde bile, diğer kullanıcılarda aynısı bulunduğu için verilerin tamamen kaybolması veya değiştirilmesi söz konusu olamaz. Böylece veriler hep güvende tutulmuş olur.   

Tasarımına göre her bir yeni bloğun oluşması için, blok içinde tutulan verilerle bir önceki bloğun karma değeri (hash fonksiyonu ile elde edilen hash değeri) birleştirilip, son olarak da bir "rastgele sayısı" eklenerek SHA-256 karma fonksiyonundan geçirilip protokole uygun bir şekilde yeni bir karma değeri elde etmeye çalışır. Bu değerin başlangıç basamakları sıfır ile oluşmaktadır. Bunun nedeni sistemin tüm ağdaki madencilerin hesaplama gücüne göre ortalama her 10 dakikada bir blok oluşacak şekilde önüne "0" sayısını çoğaltarak veya azaltarak blok oluşturma zorluğunu artırır veya azaltır.  

İstenilen sonuca ulaşana kadar rastgele sayısının tek tek denenmesi gerekir. Sıfır sayısı ne kadar çoksa, sorunun ne kadar zor olduğunu gösterir. Bu süreci biz Proof of Work, yani emek ispatı  olarak tanımlıyoruz. Soruya doğru cevap bulunca madenci ağda yayınlar ve diğer madencilerin onaylanmasına sunar. Bildiri alan madenciler doğrulamaya başlar ve sonucu protokole uygun görüldüğünde onaylayarak geri bildirim gönderir. Onay alan madenci yeni blok oluşturma hakkı kazanır ve oluşturulan blok tüm ağdaki diğer kullanıcılar tarafından güncellenir. Tüm bunlara Mining diyoruz, yani dijital ortamda altın kazmak gibi bir işlemdir ve yeni blok oluşturan madenciye sistem ödül olarak bir miktar BTC verir. Böylece işlemler sonsuza kadar devam eden blok zincirin içine kaydedilir. Eğer veriler tahrif edilmek istenirse, tüm sistemin 51% hesaplama gücüne sahip olması ya da Proof of Work’taki tüm çalışmaları tekrar yapması gerekir. Bu iki yöntem de oldukça zor olduğu için neredeyse imkansızdır. Ayrıca maliyet açısından bakılırsa mevcut sistem üzerine çalışması daha mantıklı olur.  

Böylece neden Bitcoin’in tamamen matematiksel hesaplamaya dayalı bir ödeme sistemi olduğunu birlikte görmüş olduk. Yapı olarak sağlam teknolojiler kullanıldığı için, yeni çağın dijital dünyamızda günden güne artan siber saldırılara karşı çok güvenilir olmasından dolayı, ileride yaygınlaşması ve ona benzer çok çeşitli kripto paralar üretilip kullanılması bekleniyor. 2009 yılında ilk çıktığından bu yana şüphe ve eleştirilere maruz kalsa bile çeşitli test ve siber saldırılara karşı ayakta kalmayı başardı. Günümüzde Bitcoin daha çok ülkeler ve şirketler tarafından kabul edilmektedir. Örneğin; Almanya dünyada Bitcoin’i yasal olarak gören ilk ülkedir. Microsoft ve Dell gibi tanınmış şirketler de BTC olarak yapılan ödemeleri kabul etmeye başladılar. Tüm bu güzel gelişmeler fiyatlara da yansıdı. 2009 yılında 1 Dolarla 1300 tane BTC alınabilirdi, ancak şimdi 1 BTC almak istendiğinde 10,360  Dolar yani 57,790 TL civarında para harcamak gerekir.

bfmedia/data

BTC $ 10316.251
XRP $ 0.26172
ETC $ 6.25838
ETH $ 194.154
ADA $ 0.04711
LTC $ 71.485
USDT $ 1.00025
TRX $ 0.01571